Eski bir yatakta yatıyordu
Mezar kadar odasında
Gerçi çoktan gömülüydü kendi içine
Kızıl saçları yastığına seriliydi
Ve pürüzsüz boynuna
Şişmandı da biraz
Siyah satene dolanmıştı çıplak bacakları ve
Karnının bir kısmı.
Ayak parmakları birbirlerine sarılıydı
Karnının altındaki ağrıyı umursamıyordu.
Elleri kazayla,
Delikli tişörtünü göğsünün altına kadar sıyırdı.
Oradaydı tüm kusurlu varlığıyla
Dudaklarından duman yükseliyordu göğe
Tavandaki boş lamba yuvasını inceliyordu
Ve bu dünyada zoruna en çok
Kendine şiir yazmak gidiyordu.
galiba blogtaki ilk yorumu ben yapcağım, bütün yazılarını bir çırpıda okudum. devamını beklemekteyim.
YanıtlaSilTeşekkürler, arada kontrol etmeyi unutma.. iyi okumalar
Sil